Dfnews
Ana Sayfa Diplomasi Eski Pakistan elçisi: İran'ın Hürmüz tut...

Eski Pakistan elçisi: İran'ın Hürmüz tutumu baskıya yanıt

Eski Pakistan Büyükelçisi Durrani, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki tutumunun yaptırımlara ve askeri baskıya karşı geliştirilmiş bir stratejik yanıt olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Büyükelçi Durrani, İran veya ABD dahil hiçbir ülkenin uluslararası suyolu üzerinde tek taraflı hakimiyet iddiasının farklı ölçütlerle ele alınmaması gerektiğini savundu.

ŞY

Şeref Yılmaz Topbaş

20 Temmuz 2026, 06:00

3 dk 19
Eski Pakistan elçisi: İran'ın Hürmüz tutumu baskıya yanıt
Yazı Boyutu

Eski Pakistan Büyükelçisi Durrani, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki yaklaşımının ABD yaptırımları ve artan askeri baskı karşısında geliştirilen bir stratejik yanıt olduğunu değerlendirdi.

İran merkezli, devlet bağlantılı ISNA'nın 18 Temmuz'da yayımladığı haber, Büyükelçi Durrani'nin 17 Temmuz'da Arab News için kaleme aldığı görüş yazısına dayanıyor. Söz konusu değerlendirmeler Pakistan hükûmetinin resmî açıklaması niteliği taşımıyor.

Büyükelçi Durrani, İran'ın boğaz üzerindeki konumunun Tahran'a önemli bir stratejik avantaj sağladığını belirterek uluslararası toplumun bölgedeki kontrol iddialarına aynı ölçütlerle yaklaşması gerektiğini savundu.

ABD Başkanı Trump'ın Washington'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol edebileceğine ve geçişlerden ücret alabileceğine ilişkin açıklamalarına değinen Büyükelçi Durrani, İran'ın benzer iddialarının ise çoğunlukla uluslararası ticarete tehdit olarak nitelendirildiğini ifade etti.

Büyükelçi Durrani, bu yaklaşımın jeopolitik rekabet kadar çifte standart tartışmasını da gündeme getirdiğini belirterek, —Hürmüz Boğazı ne İran'a ne de ABD'ye aittir.— değerlendirmesinde bulundu.

İRAN'IN ASİMETRİK KAPASİTESİNE DİKKAT ÇEKTİ

Büyükelçi Durrani, İran'ın hızlı hücum botları, gemisavar füzeleri, deniz mayinları, denizaltılar ve silahlı insansız hava araçlarını esas alan asimetrik deniz stratejisinin, boğaz üzerinde kalıcı askeri kontrol kurulmasını maliyetli hale getirdiğini kaydetti.

Tahran'ın yaptırımların ağırlaştığı veya askeri gerilimin yükseldiği dönemlerde deniz trafiğini aksatabilme kapasitesini siyasi baskı aracı olarak öne çıkardığını belirten Büyükelçi Durrani, İran'ın tutumunu yaptırımlara, askeri baskıya ve egemenlik ihlali olarak gördüğü eylemlere karşı bir yanıt şeklinde sunduğunu aktardı.

ABD ve Körfez ülkeleri ise İran'ın ticari gemilere yönelik kısıtlamalarını ve güvenlik şartlarını seyrüsefer serbestisine tehdit olarak değerlendiriyor. Washington, temmuz başında boğazdaki tanker saldırılarının ardından İran petrolüne ilişkin geçici yaptırım muafiyetini kaldırırken, Tahran saldırı suçlamalarını reddederek güvenli deniz trafiğine bağlı olduğunu bildirdi.

BOĞAZ KÜRESEL ENERJİ TİCARETİ İÇİN KRİTİK ÖNEMDE

İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlıyor.

ABD Enerji Enformasyon İdaresinin verilerine göre boğazdan 2024'te günde ortalama 20 milyon varil petrol geçti. Bu miktar, küresel petrol ve sıvı yakıt tüketiminin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık geldi. Aynı yıl küresel sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin de yaklaşık beşte biri, ağırlıklı olarak Katar'dan yapılan sevkiyatlarla Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşti.

Veriler, boğazdan geçen ham petrol ve kondensatın yüzde 84'ünün Asya pazarlarına yöneldiğini gösteriyor. Bu nedenle uzun süreli bir kesintinin Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Pakistan gibi enerji ithalatçılarında fiyatlar, enflasyon ve enerji güvenliği üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Büyükelçi Durrani, boğazın güvenliğinin tek taraflı hakimiyet iddialarına değil, karşılıklı kabul edilen kurallara, bölgesel diyaloğa ve uluslararası işbirliğine dayanması gerektiğini belirtti.

Beğeni ve kayıt işlemleri için giriş yapın.

Paylaş: