Dfnews
Ana Sayfa Diplomasi Suudi yetkili: Mekke savunma anlaşmasını...

Suudi yetkili: Mekke savunma anlaşmasının nükleer hedeflerle bağlantısı yok

Suudi Arabistanlı Bakan Yardımcısı Krimly, Türkiye ve Pakistan'la imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın nükleer hedefler veya silahlanma yarışıyla bağlantılı olmadığını ve bir askeri eksen oluşturmayı amaçlamadığını söylerken, AFP'ye konuşan uzmanlar anlaşmayı Riyad'ın güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirme arayışı bağlamında değerlendirdi.

ŞY

Şeref Yılmaz Topbaş

07 Ağustos 2026, 22:05

3 dk 26
Suudi yetkili: Mekke savunma anlaşmasının nükleer hedeflerle bağlantısı yok
Yazı Boyutu

Suudi Arabistan Kamu Diplomasisinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Krimly, 7 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın nükleer hedeflerle veya bir silahlanma yarışıyla bağlantılı olmadığını söyledi. Krimly, anlaşmanın askeri bir eksen ya da mezhepsel blok kurma girişimi olmadığını ve sürdürülebilir savunma kabiliyetleri geliştirmeye odaklandığını belirtti.

Krimly, anlaşmanın bölgedeki herhangi bir ülkenin güvenliğine tehdit oluşturmadığını ve devletler arasındaki gerilimin tırmandırılması olarak görülmemesi gerektiğini de ifade etti. Suudi yetkili, "Herhangi bir nükleer hedef veya silahlanma yarışıyla bağlantılı değil" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi tarafının açıklamasına göre anlaşma, üç ülkenin başka devletler veya uluslararası kuruluşlarla mevcut ikili ve çok taraflı düzenlemelerinin yerine geçmiyor. Krimly, mutabakatın yıllara yayılan ayrıntılı müzakerelerin sonucu olduğunu ve ortak savunma kabiliyetleri, stratejik caydırıcılık ve hazırlık seviyesinin geliştirilmesini hedeflediğini bildirdi.

Uzmanlar Riyad'ın güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirdiğine işaret ediyor

AFP'ye konuşan Birmingham Üniversitesi'nden Suudi dış politikası uzmanı Karim ise resmi Suudi açıklamasından farklı bir analitik değerlendirme yaparak, üçlü yakınlaşmanın İran'a yönelik stratejik bir boyutu bulunduğunu savundu. Karim'e göre Türkiye ve Pakistan'ın İran'a komşu olması, iki ülkeye Tahran üzerinde farklı biçimlerde etki oluşturabilecek bir konum sağlıyor. Bu değerlendirme Suudi hükümetinin resmi görüşü değil, uzmanın yorumu niteliğinde.

King's College London'dan Krieg de anlaşmayı ABD'nin yerine yeni bir güvenlik sistemi kurulması olarak değil, güvenlik ortaklıklarının çeşitlendirilmesi olarak değerlendirdi. Krieg, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Washington'ın yerini almaya çalışmadığını, ancak ABD'nin hareket edemediği veya etmek istemediği durumlarda kendi çıkarlarını koruyacak kapasite oluşturmaya yöneldiğini söyledi. Riyad'ın, İran savaşı sonrasında "tek bir Amerikan şemsiyesi yerine birkaç güvenlik katmanı" aradığını ifade etti.

Krieg'e göre yeni düzenleme Suudi Arabistan'ın savunma şemsiyesini çeşitlendirmesine ve bölgesel güvenlikte daha merkezi rol üstlenmesine katkı sağlayabilirken, Türkiye ve Pakistan açısından siyasi nüfuz ile olası Suudi yatırımlarına erişim gibi sonuçlar doğurabilir. Bunlar anlaşmanın açıklanmış hükümleri değil, AFP'ye konuşan uzmanın değerlendirmeleri.

Riyad anlaşmanın mevcut ortaklıkların yerine geçmediğini vurguluyor

Suudi Arabistan'ın açıklaması, Pakistan'ın nükleer silaha sahip olması nedeniyle anlaşmanın daha geniş bir nükleer güvenlik düzenlemesine dönüşüp dönüşmeyeceği yönündeki tartışmalara da doğrudan yanıt verdi. Reuters, Pakistan'ın geçen yıl Suudi Arabistan'la yaptığı ikili savunma anlaşmasının ardından nükleer caydırıcılığın başka ülkelere genişletileceği yönündeki değerlendirmeleri daha önce geri çevirdiğini aktardı.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kamuoyuna açıklanan çerçevesinde, üç ülkeden birine yönelik dış silahlı saldırının üçüne yönelik saldırı sayılması ve kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi öngörülüyor. Bununla birlikte Reuters, kamuoyuna açıklanan ortak bildirinin ülkelerin hangi koşullarda hangi somut askeri yükümlülükleri üstleneceğine ilişkin ayrıntıları içermediğine dikkati çekti.

Anlaşma, ABD-İran savaşı, Yemen'deki Husi saldırılarının yeniden yoğunlaşması ve Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz'deki deniz taşımacılığına ilişkin güvenlik sorunlarının arttığı bir dönemde gündeme geldi. AFP'ye konuşan Suudi askeri ve hükümet çevrelerine yakın bir kaynak, düzenlemenin uzun süredir müzakere edildiğini ancak bölgedeki son gelişmelerin süreci hızlandırdığını söyledi.

Beğeni ve kayıt işlemleri için giriş yapın.

Paylaş: