Pakistan ile Taliban Yönetimindeki Afganistan Arasında Açık Savaş Eşiği
Pakistan’ın Kabil ve Kandahar dahil olmak üzere Afganistan’daki hedeflere yönelik son hava saldırıları, iki ülke arasındaki gerilimi diplomatik kriz seviyesinden açık çatışma aşamasına taşıdı. İslamabad’ın “açık savaş” ifadesini kullanması, sınır hattında aylardır tırmanan askeri temasların artık kontrol edilebilir sınırların dışına çıktığına işaret ediyor.
Şeref Topbaş
28 Şubat 2026, 01:39
İki komşu ülke arasındaki gerilim, uzun süredir Durand Hattı boyunca sınırlı çatışmalar ve karşılıklı suçlamalar üzerinden ilerliyordu. Ancak Pakistan’ın başkent Kabil’i de kapsayan geniş çaplı hava operasyonu, çatışmanın niteliğini değiştirdi.
Gece boyunca Kabil ve Kandahar üzerinde savaş uçaklarının uçtuğu, çok sayıda patlama sesinin duyulduğu bildirildi. Taliban yönetimi saldırıları doğruladı ancak can kaybı olmadığını açıkladı. Buna karşın Afgan savunma makamları sınır hattındaki kara operasyonlarında asker kayıpları yaşandığını duyurdu.
İslamabad yönetimi, Afganistan topraklarının Pakistan karşıtı militan gruplar tarafından kullanıldığını savunuyor. Özellikle Tehreek-e-Taliban Pakistan (TTP) son iki yılda Pakistan içinde düzenlediği saldırılarla güvenlik gündeminin merkezine yerleşmiş durumda. Taliban yönetimi ise TTP’ye destek verdiği iddialarını reddediyor.
“Açık Savaş” Söylemi ve Bölgesel Risk
Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif’in sosyal medya üzerinden yaptığı “açık savaş” açıklaması, diplomatik söylemden askeri caydırıcılık diline geçildiğini gösteriyor. Bu ifade, iki taraf arasında artık sadece sınır ihlali veya karşılık operasyonu değil, siyasi irade düzeyinde bir kopuş yaşandığını ortaya koyuyor.
Çatışmaların yoğunlaştığı noktalardan biri de Torkham border crossing. Hem ticari hem insani geçişler açısından kritik olan bu hattın kapanması, ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurabilir.
Bölge uzmanları, Pakistan’ın hava saldırılarının sadece TTP hedeflerine değil, Taliban yönetiminin kontrol alanlarına da yönelmesinin stratejik bir eşik anlamına geldiğini belirtiyor. Bu durum, Afganistan’da 2021 sonrası oluşan güç dengesinin yeniden test edildiğini gösteriyor.
İran ve Çin taraflara itidal çağrısında bulunurken, Suudi Arabistan ve Katar geçmişte olduğu gibi arabuluculuk girişimlerinde bulunuyor. Ancak sahadaki askeri hareketlilik, diplomatik kanalların gerisinde kalmış görünüyor.
2021 Sonrası Kırılgan Denge
Taliban’ın 2021’de Kabil’i kontrol altına almasının ardından Pakistan ile Afganistan arasındaki ilişkiler kısa süreli bir yumuşama yaşamıştı. Ancak aynı dönemde TTP saldırılarının artması, İslamabad yönetiminin güvenlik algısını sertleştirdi.
2024 ve 2025 boyunca sınır hattında artan çatışmalar, karşılıklı topçu atışları ve hava operasyonlarıyla devam etti. Ekim ayında yaşanan ve iki tarafta da onlarca kişinin hayatını kaybettiği çatışmalar sonrası sınır kapılarının büyük ölçüde kapatılması, ekonomik ilişkileri de zayıflattı.
Katar ve Türkiye’nin arabuluculuğunda sağlanan ateşkes girişimleri kalıcı sonuç üretmedi. Son haftalarda yeniden başlayan hava saldırıları ve kara operasyonları, iki ülkenin ilişkisini fiili çatışma düzeyine taşıdı.
Mevcut tablo, Pakistan ile Taliban yönetimindeki Afganistan arasındaki krizin artık taktik değil, stratejik bir boyuta ulaştığını gösteriyor.
Beğeni ve kayıt işlemleri için giriş yapın.