Dfnews
Ana Sayfa Orta Doğu - Afrika Afrika'da askeri darbeler siyasi istikra...

Afrika'da askeri darbeler siyasi istikrar arayışını zorlaştırıyor

Afrika'da art arda yaşanan askeri darbeler, terör tehdidi, siyasi krizler ve kurumsal güven kaybıyla birlikte kıtada demokratikleşme sürecini zorluyor.

ŞY

Şeref Yılmaz Topbaş

08 Temmuz 2026, 19:07

2 dk 14
Afrika'da askeri darbeler siyasi istikrar arayışını zorlaştırıyor
Yazı Boyutu

Afrika kıtası, son yıllarda peş peşe yaşanan askeri darbeler, başarısız darbe girişimleri ve güvenlik krizleri nedeniyle siyasi istikrarsızlık tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Özellikle Batı Afrika ve Sahel hattında 2020'den itibaren hız kazanan askeri müdahaleler, demokratik kurumların kırılganlığını ve orduların siyasette yeniden belirleyici aktör haline gelmesini gündeme taşıdı.

Bölgede tırmanan siyasi krizler, terör örgütlerinin yarattığı güvenlik tehdidi, ekonomik sorunlar ve kamu kurumlarına duyulan güvenin azalması, askeri yönetimlerin müdahalelerini gerekçelendirmek için öne çıkardığı başlıklar arasında yer aldı. Buna karşılık Afrika Birliği, Birleşmiş Milletler (BM) ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) gibi kuruluşlar, darbeleri kınayarak anayasal düzene dönüş çağrısı yaptı. Ancak birçok ülkede geçiş süreçleri uzadı ve sivillere iktidar devri konusunda beklenen adımlar atılmadı.

18 Ağustos 2020'de Mali'de askerlerin Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita yönetimini devirmesi, kıtadaki son darbe dalgasının önemli dönüm noktalarından biri oldu. Ülkede geçiş süreci devam ederken yaşanan ikinci askeri müdahale, sivil yönetime dönüş takviminin belirsizleşmesine yol açtı. Mali'deki gelişmeler, terör tehdidi ve devlet otoritesinin zayıflaması gibi gerekçelerin askeri yönetimler tarafından nasıl kullanıldığını gösteren örneklerden biri olarak öne çıktı.

Burkina Faso ve Nijer de benzer güvenlik gerekçeleriyle askeri müdahalelerin yaşandığı ülkeler arasında yer aldı. Burkina Faso'da ordu yönetime el koyarken, Nijer'de bağımsızlıktan bu yana beşinci askeri darbe gerçekleşti. Her iki ülkede de terör örgütlerinin saldırıları, sınır güvenliği sorunları ve merkezi yönetimlere yönelik tepki, orduların müdahale gerekçeleri arasında gösterildi.

Sudan'da ise siyasi geçiş sürecindeki güç mücadelesi zamanla silahlı çatışmaya dönüştü. Sivil yönetim arayışının kesintiye uğraması, ülkede güvenlik ve insani krizi derinleştirdi. Gabon ise darbeler zincirine eklenen ülkelerden biri oldu. Ordu, seçim sürecinin ardından yönetime el koyarken, ülkedeki gelişmeler darbelerin yalnızca Sahel kuşağıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu.

Son dönemde yaşanan gelişmeler, Afrika'da demokratikleşme sürecini sekteye uğratırken, bölgesel örgütlerin kriz yönetimi kapasitesini de sınadı. Darbeler, yalnızca iç siyasi dengeleri değil, kıta üzerinde nüfuz mücadelesi yürüten küresel aktörlerin askeri, diplomatik ve ekonomik pozisyonlarını da daha görünür hale getirdi.

Beğeni ve kayıt işlemleri için giriş yapın.

Paylaş: