Dfnews
Ana Sayfa Analiz Libya'nın Doğusundan Ankara'ya Dönüş: Do...

Libya'nın Doğusundan Ankara'ya Dönüş: Doğu Akdeniz'de Yeni Denge Arayışı

Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile 2019'da imzalanan deniz yetki mutabakatını onaylaması, Ankara'nın yalnızca Trablus'la yürüttüğü ilişkinin ötesine geçtiğini gösteriyor. Karar, bölgesel itirazları ortadan kaldırmıyor; fakat siyasi denklemi değiştiriyor.

ŞY

Şeref Yılmaz Topbaş

26 Ekim 2026, 10:00

2 dk 14
Libya'nın Doğusundan Ankara'ya Dönüş: Doğu Akdeniz'de Yeni Denge Arayışı
Yazı Boyutu

Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile 2019'da imzalanan deniz yetki mutabakatını onaylaması, Ankara'nın yalnızca Trablus'la yürüttüğü ilişkinin ötesine geçtiğini gösteriyor. Karar, bölgesel itirazları ortadan kaldırmıyor; fakat siyasi denklemi değiştiriyor.

20 Ekim'de Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını oybirliğiyle onayladı. Aynı oturumda 2020'de Türkiye ile ilişkilerin kesilmesini ve anlaşmaların reddedilmesini öngören kararlar da kaldırıldı. Bu, metnin kendisinden çok Libya'daki güç merkezlerinin Ankara'ya bakışındaki değişim açısından dikkat çekici.

Anlaşma ilk imzalandığında Türkiye'nin muhatabı Trablus'taki Ulusal Mutabakat Hükûmeti'ydi. Doğu Libya'daki siyasi ve askerî yapı ise anlaşmayı tanımıyor, Ankara'yı doğrudan karşı cephede görüyordu. Son iki yılda ise temasların yönü değişti. Türkiye, Trablus'la savunma ve güvenlik iş birliğini sürdürürken Doğu Libya'daki aktörlerle de ilişki kurdu. Meclisin son kararı, bu normalleşmenin hukuki ve siyasi bir çıktısı olarak okunabilir.

Kararın Doğu Akdeniz'deki etkisi ise tartışmalı. Türkiye ve Libya bunu karşılıklı hak ve menfaatleri düzenleyen bir mutabakat olarak sunuyor. Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ise anlaşmanın deniz hukukuna aykırı olduğunu savunuyor. Dolayısıyla Libya Meclisi'nin kararı, bölgedeki hukuki itirazları bitirmiyor; Türkiye'nin pozisyonunu destekleyen yeni bir Libya içi meşruiyet iddiası yaratıyor.

Ankara bakımından asıl kazanım, Libya dosyasının tek hükümetli okunmasını aşmak olabilir. Doğu ve batıdaki aktörlerle aynı anda temas kurabilen Türkiye, deniz yetki alanları, enerji arama faaliyetleri, limanlar, göç ve güvenlik başlıklarını birbirine bağlama imkânı kazanıyor. Bunun karşılığında Libya'daki kırılgan denge, Türkiye'nin atacağı her adımı daha dikkatli hâle getiriyor.

Önümüzdeki dönemde üç başlık belirleyici olacak: Anlaşmanın uygulanmasına yönelik teknik adımlar, doğu Libya'daki askerî-siyasi aktörlerle ilişkilerin nasıl kurumsallaşacağı ve Yunanistan ile Mısır'ın tepkilerinin hangi kanallara taşınacağı. Bugünkü tablo bir zafer ilanından çok, Ankara'nın Libya'da rakip kamplar arasında yeni bir pazarlık alanı açtığını gösteriyor.

Görsel notu: Kapak fotoğrafı, Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait bir firkateyni (TCG Salihreis) gösteren genel bir ABD Donanması fotoğrafıdır (kamu malı) ve haberde anlatılan Libya-Türkiye deniz yetki mutabakatına ait bir kareyi göstermemektedir.

Kaynaklar

Beğeni ve kayıt işlemleri için giriş yapın.

Paylaş: